OÄŸlum bir hafta sonra evleniyor. Sorumluluk sahibi bir baba olarak ona öğüt vermem gerekiyor. Fakat bunu evde yapamam çünkü annesi ağız tadıyla öğüt vermeme izin vermez, sözü aÄŸzımdan kapıp kendi devam eder. İş yerimden oÄŸluma telefon açtım, “AkÅŸam yemeÄŸini dışarıda birl ik te yiyelim.” dedim. (devam »)
Yazar: David Mason
BaÅŸarının yalnızca yetenekli insanlara ait olduÄŸunu düşünenlerden misiniz? Ya da daha iyisi, gerçekten baÅŸarılı insanların ÅŸanslı olduÄŸunu mu düşünüyorsunuz? Ya da bugün sahip oldukları her ÅŸeyin onlara gümüş kaşıkla verildiÄŸine mi inanıyorsunuz? (devam »)
Öğrenmesi gerekli biliyorum; tüm insanların dürüst ve adil olmadığını, fakat ÅŸunu da öğret ona: Her alçaÄŸa karşı bir kahraman, her bencil politikacıya karşı kendini adamış bir lider vardır. (devam »)
Fıkra Gibi No..:1
Fıkra Gibi Adı..:Şöför
Malum servis söförümüz trafikte hareket edemez halde beklerken (gayet de haklıydı çünkü önündeki arabalar kuyruk olmuÅŸtu) arkadan kornaya abanan araç sahibine camdan sarkarak ‘Pokemon’muyum lan ben arabaların üzerinden uçayım’ diye bağırarak tüm servisi yere yıkmıştı.
(devam »)
> > > Bir Hint masalına göre, kedi korkusundan devamlı
> > > endişe içinde yasayan bir fare vardır.
> > > Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye
> > > dönüştürür. Fare, kedi olmaktan son derece
> > > mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten korkmaya
> > > başlar. Büyücü bu kez onu bir kaplana
> > > dönüştürür. Kaplan olan fare, sevineceği yerde
> > > avcıdan korkmaya baslar. Büyücü bakar ki, ne
> > > yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye imkan yok.
> > > Onu eski haline döndürür.
> > >
> > > Ve der ki,
> > > ‘Sen cesaretsiz ve korkak birisin. Sende sadece
> > bir
> > > farenin yüreği var. O yüzden ben sana yardim
> > > edemem.’
> > >
> > > Ünlü yazar Shakespeare, bu konuda söyle diyor :
> > > ‘İnsanların çoÄŸu Sevmekten korkuyor,
> > kaybetmekten korktuğu için..
> > > Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
> > > KonuÅŸmaktan korkuyor, eleÅŸtirilmekten korktuÄŸu
> > için.
> > > Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini
> > bilmediği için.
> > > Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey
> > vermediği için.
> > > Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği
> > için….’
Tık , tık , tık…
Kim o?â€
Hazırlan gidiyoruz.
Sen kimsin? Nereye gidiyoruz?
Sıran geldi, gerçek evine gidiyoruz.
Gerçek ev mi? Sen! Yoksa!!!
Evet, haydi gidelim. (devam »)
Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi?
Hiç vaktiniz yok, “Fast live”, “Fast food”, “Fast music”, “Fast love”…
Dikte ettirilen “yükselen deÄŸerler”, “in” ler, “out” lar… (devam »)
Salak olabilirim ama aptal asla…. ASENA
Ben meme kanserine ÅŸahsen karşıyım…. SİNEM GÜVEN
Mozart Türkiye’de konser vermeye gelirse tabi ki dinlemeye gideriz…..EMRAH (devam »)
Kolları, elleri ve ayakları olmayan adam bir takım komiklikler yapıp, yere
düştükten sonra şunları söylüyor:
“Her insan hayatta zaman zaman bu derece umutsuz olduÄŸu zannedilen durumlara
düşebilir; Hatta tekrar ayağa kalkabilmek için her türlü imkan ve
enstrümandan yoksun da kalabilir… Åžimdi sizlere soruyorum”
diyor:
“Ben 100 kere tekrar ayaÄŸa kalkmayı denesem ve 100′ünde de baÅŸarısızlığa
uğrasam, tekrar ayağa kalkabilme konusunda tüm umutlarımı yitirmeye hakkım
veya ÅŸansım var mı?” “Yani artık sizce 101. seferi hiç denemeyi dahi
düşünmemeli miyim? Maalesef benim öyle bir şansım yok; yaşamımı devam
ettirebilmek için ne yapıp edip tekrar ayağa dikilmek zorundayım ! Ne yapıp
edip kendime ayağa kalkmak için bir destek noktası hayal etmek bunu YARATMAK
zorundayım… İşte ÅŸimdi yapacağım gibi…” diyor
Lütfen linki izleyin….
http://www.maniacworld.com/are-you-going-to-finish-strong.html
EVLİLIĞİN İLK HAFTASINDA:
Damat : Ah! Nihayet rüya gerçek oluyor!!
Gelin : Senden ayrılmamı ister misin?
Damat : Hayır! Bu lafı bir daha asla söyleme!
Gelin : Sen.. Bana aşık mısın?
Damat : Taaaabiki.
Gelin : Beni terketmeyi düşünür müsün?
Damat : Tabi ki hayır.
Gelin : Peki bana bir öpücük verir misin?
Damat : Evet hem yüzüne hem gözüne.
Gelin : Peki bana bir gün vuracak mısın?
Damat : Asla! Ben o tür erkeklerden değilim.
Gelin : Sana güvenebilir miyim?
Damat : Evet.
Gelin : AÅžKIIIIM !
EVLİLİĞİN ONUNCU SENESİNDE:
*Lütfen YUKARIDAKİ konuşmayı aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz bu kez!!!*
Bize dayatılan Yaşam Tarzında olmazsa olmazların arasına sokulan Deterjanlar nedir? Çevre ve insan sağlığına getirdiği riskler nelerdir? Bu riskleri enaza indirmek için neler yapılabilir?
(devam »)
Telefona SOL kulağınızla cevap verin (Ingiltere’de bilimsel olarak kanıtlandı!)
Günde İKİ kere kahve içmeyin.
SOÄžUK su ile hap almayın. (devam »)
Hiç düsündünüz mü? yada bilen var mi içinizde? ‘merhaba’ ne anlama geliyor diye?.
Çok ilginç bir o kadar da hos ve sicak bir anlami varmis meger…
‘Merhaba’ aslinda farsça kökenli olup
‘benden size zarar gelmez’ anlamina geliyormus. Çok hos degil mi?
Bunu ögrendikten sonra karsimdaki insana merhaba demek daha bir anlamli oldu benim için,
bu mesaji okuyan herkese benden;
‘Merhaba’
Ablam evlenmeden önce saatlerce odamıza kapanır, sigara ve kahve ikilisi eÅŸliÄŸinde sırlarımızı dökerdik. Böyle anlardan birinde, kısık sesle “Müzik açalım mı? Babam yan odada, bizi dinliyor olabilir.” dedim. Yan odadan gelen ve hala hatırladığımızda bizi kahkahalara boÄŸan ses: “Ne dinleyecem sizi beee!”
osghurYZ, Erkek , 26 , İstanbul
3 ay 24 gün önce gönderdi. (devam »)
Adamın biri Miami sahillerinde kumsalda yürürken ayagi eski bir lambaya takilmis,
Adam lambayi kumlarin içinden çikarmis,ovalamis.
Lambadan cin çikmis ve; (devam »)
Kadinin biri kumsalda yürürken ayagi eski bir lambaya takilmis,
kadin lambayi kumlarin içinden çikarmis,ovalamis.
Lambadan cin çikmis ve;
-’Sadece bir dilek hakkin var, iyi düsün öyle dile’ demis.
Kadin hiç tereddüt etmeden, cebinden bir harita çikararak:
(devam »)
Çocuk içeri girer girmez neşeyle bağırdı:
-Anne biliyor musun bugün yuvada ne oldu?
- Görmüyor musun ? Telefonla konuşuyorum.
Herkesin sevdiği şey birbirine benzemiyordu. Annesi telefonu, babası arabayı seviyordu.
(devam »)